gülme
gülme; gü1üş; hande
In Turkish, laugh is gülme, gülmek, sevinmek.
1. (noun) the sound of laughing 2. (noun) a humorous anecdote or remark intended to provoke laughter 3. (noun) a facial expression characteristic of a person laughing 4. (verb) produce laughter
gülme; gü1üş; hande
gülmek
sevinmek; eğlenmek
gülerek ifade etmek
kahkaha. laugh at (birine) gülmek. laugh away gülüşle meseleyi kapatmak; gülerek geçiştirmek. laugh down gülerek susturmak. laugh line göz kenarındaki buruşukluk. laugh off gülerek geçiştirmek. laugh on the other side of the mouth güldükten sonra pişman olmak. laugh track gülme sesleri dolu teyp bandı veya plak. laugh up one' sleeve içinden gülmek; bıyık altından gülmek. have the last laugh işin sonunda kazanmış olmak.
Search “laugh” in the dictionary Suggest a word or correction