Lexnary
Donate
ENGLISH → TURKISH

“show” in Turkish

In Turkish, show is taklit, temsil, belirti.

Meaning in English

1. (noun) an act or social event involving a public performance or entertainment 2. (noun) pretending that something is the case in order to make a good impression 3. (noun) something intended to communicate a particular impression 4. (verb) establish the validity of something, as by an example, explanation or experiment 5. (verb) provide evidence for 6. (verb) indicate a place, direction, person, or thing; either spatially or figuratively 7. (verb) give expression to 8. (verb) give evidence of, as of records 9. (verb) indicate a certain reading; of gauges and instruments 10. (verb) finish third or better in a horse or dog race 11. (verb) show in, or as in, a picture 12. (verb) take (someone) to their seats, as in theaters or auditoriums 13. (verb) make visible or noticeable 14. (verb) be or become visible or noticeable 15. (verb) give an exhibition of to an interested audience

Definition: Open English WordNet (CC BY 4.0)

Turkish dictionary entries

dictionary entry
Turkish

taklit

taklit

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

temsil

temsil; sergi

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

belirti

belirti

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

gösteri

gösteri; numayiş

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

anlatmak

anlatmak; ispat etmek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

görünmek

görünmek; gözükmek; kendini göstermek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

gösteriş

gösteriş; görünüş; temaşa

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

saltanat

saltanat; debdebe; azamet

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

söylemek

söylemek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

öğretmek

öğretmek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

ihsan etmek

ihsan etmek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

izhar etmek

izhar etmek; meydana çıkarmak

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

(k. dili) fırsat

(k. dili) fırsat; şans. show bill büyük harflerle yazılmış duvar afişi. show biz ABD; (argo.) tiyatroculuk. show forth açıklamak; izah etmek; beyan etmek. show of hands onaylayan ellerin havaya kalkması. show off gösteriş yapmak

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

içeriye götürmek

içeriye götürmek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

yarışmaya katılmak

yarışmaya katılmak

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

yarışta üçüncü yer

yarışta üçüncü yer

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

yarışta üçüncü gelmek

yarışta üçüncü gelmek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

(eski) veya (Ing) shew (şo) göstermek

(eski) veya (Ing) shew (şo) göstermek; arzetmek; göz önüne koymak

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

göstermek. show one' hand kozunu meydana koymak

göstermek. show one' hand kozunu meydana koymak

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

şiddetle karşı koymak. show up beklenilen yere gelmek

şiddetle karşı koymak. show up beklenilen yere gelmek; meydana çıkmak. show window vitrin; dükkân camekânı. for show gösteriş olsun diye.

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

dictionary entry
Turkish

(iskambil) elini açmak. show one the door bir kimseye kapıyı göstermek

(iskambil) elini açmak. show one the door bir kimseye kapıyı göstermek; kapı dışarı etmek; kovmak. show room sergi salonu. show the teeth dişlerini göstermek

Source: FreeDict English–Turkish 0.3

Search “show” in the dictionary Suggest a word or correction

“show” in other languages

More Turkish words

All English–Turkish words A–Z